GÜZEL İNSAN NECMETTİN RAMA’NIN ARDINDAN….
Log in

GÜZEL İNSAN NECMETTİN RAMA’NIN ARDINDAN….

            Nerede, ne zaman ve hangi koşullarda karşılaşacağımızı önceden bilemediğimiz, ancak her an karşılaşma olasılığımızın da mutlak  olduğu şeydir ölüm. Her nefsin  er ya da geç!  sonunda mutlaka tadacağı, tek gerçektir. Bir defa geldi mi kapıya  ne renge, ne yaşa  ne de cinsiyete bakar. Sadece  ve sadece bize  hesap gününe çıkacak olan o yolun kapısını aralar. Makam, mevki  ve para  dersen! Hepsi hikaye. Evet değerli okurlar; Ölüm sizi her an yakalayabilir.Kim bilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır. Tıp kı, Necmettin abimizin vefatı gibi…

            Rabbim Nur içinde yatırsın Necmettin abiyi. Erzurum Hınıs’la başlayan ve Konya Ereğli, sonrasında Gemlik’te yaşamını ailesine bağlı bir şekilde yaşamını idame ettiren Necmettin abi, simitçilik, pastane ve fırıncılıktan sonra hizmet sektöründe Terminalde iş yapıyordu.  Adam gibi adam olarak tanıdığım sevgili dostum Necmettin Rama’nın vefat haberini aldığımda inanamadım. Konya Karapınar’da trafik kazası yapmış ve yaşamını yitirmişti. Karapınar, benim için yıllar öncesinde ölüm yolu olarak hafızama kazınmıştı. Yıllar sonra yine aynı bölge aynı yerde yani ölüm yolunda çok sevdiğim değerli dostumu kaybetmenin hüznünü yaşıyordun. Emine hanımla hayatını birleşmiş, iyi ve kötü günlerinde eşi Emine hanımdan büyük destek almış ve Neşe, Menekşe, Büşra ve Muhammet adında dört çocuğuyla birlikte yaşama tutulmuştu.   Ne var ki, beklenmedik acı haber ailesi başta olmak üzere sevdiklerini ve yakınlarını üzdü.

            Evet değerli okurlarım, Bu olay  Dünyanın bitmez tükenmez koşuşturmacası içerisinde nedense  unutma eğiliminde olduğumuz ölümün, aslında her an en yakınımızda ki gerçek olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmış oldu. Belediye Meclisi eski üyesive siyasetçi 45 yaşındaki Necmettin Rama Konya’da geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirmişti. Rama’nın cenazesi önceki gün toprağa verildi.  Ölüm hayatın ikiz kardeşi. Doğarken bizimle beraber. Doğar doğmaz ölüme, yani Allah’ın bizim için takdir ettiği dünya hayatının sonuna doğru an be an yaklaşıyoruz. Ne zaman öleceğimizi bilmiyoruz, bu bilgi meçhul de olsa er- geç bizi yakalayacağını unutmadan her an hazırlıklı olmamız imanımız gereğidir. Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir.

      Necip Fazıl’ın

 "Ölüm güzel sey; budur perde ardından haber

 Hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber?"

  Mısralarıyla anlattığı ölüm gerçeği karşımıza muhakkak çıkacaktır ve ondan kaçış yoktur. Alemlerin sultanı Peygamberimiz (S.A.V.) ölümle ilgili “İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar'' buyurmuşturlar. Resulullah(s.a.s) bir başka hadis-i şerifte , “dünyada bir garip gibi hatta bir yolcu gibi yaşa!” buyuruyor.Biz ise krallığımızı, sultanlığımızı burada kuracakmışız gibi dünyaya kazık çakıyoruz.

            Evet değerli okurlar, bir dostu toprağa verirken, hakikat böyleyken bizim bitip tükenmek bilmeyen arzularımıza, isteklerimize hırslarımıza, emellerimize, hedeflerimize bir bakın! Sanki ebedi bir hayatı dünyada yaşayacakmışız gibi büyük yanılgılarla planlar yapıyoruz! Bu planlarımızı alt üst edecek “ölümümüzü” bir yerlere hiç mi hiç sıkıştırmıyoruz. O da ne kelime sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi hiç düşünmüyoruz bile. Yani hiç şöyle bir şey denediniz mi bilmiyorum? Bir koltuk uğruna bir birini kıranlar, üzenler ve koltuğa oturduktan sonra geldiği yeri unutanları hep görüyoruz. Sanki ölüm hiç akıllarında yok.  Ölüm bu kadar bariz  iken ve etrafımızda, en yakınlarımızdan ölenlere şahit oluyorken, taziyelerine katılıyorken, kendi ölümümüzün gerçeğinden uzak, hiç gelip bizi bulmayacakmış gibi yaşamaya devam etmemiz “gaflet uykusu” değil de nedir? İşte bizi uyaran bir ayet: “Her canlı ölümü tadacaktır. Böylece kıyamet günü yapıp ettiklerinizin karşılığı size tam olarak ödenecektir. Orada ateşten uzaklaştırılıp Cennete sokulacak olanlar, gerçek kurtuluşa ermişlerdir. Zira bu dünya hayatına düşkünlük, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir!” Al-i İmran suresi- 185

             Her nefis ölümü tadacak. Dünya hayatı geçici ölüm ise hayatın devamıdır, bir yok oluş değil. Ecel geldi mi, ne çabuklaştırılır ne de ertelenir, tam zamanında gelir. Daima hayırlı niyetlerle hayırlı ameller peşinde olmalı, ölüm gelmeden verilen fırsatları son fırsat bilip elimizden kaçırmayalım. Ha ölüm mü geldi? Mümin bir nefsin ölüm karşısındaki tavrı da şudur; “Biz Allah’tan geldik, yine O’na döneceğiz” derler.

             Merhum arkadaşıma, dostuma Rabbimden rahmet, ailesine, yakınlarına başsağlığı ve Sabr-ı Cemil niyaz ederim. Mekan-ı Cennet olsun. Necmettin abimizin bizden beklediği bu saatten sonra duadır. Dualarımızı eksik etmeyelim....

Yorum eklemek için giriş yapın