Log in
Hurşit Topal

Hurşit Topal

Web site URL:

Gemlik ve Bölge Üzerine

  Gemlik'le birlikte aynı havzada yer alan gerek coğrafi  ve gerekse fiziki birliktelikleri olan Orhangazi ve İznik ilçelerimiz her geçen gün bölge için daha da yakınlaşıyorlar. Bunun ana etkenleri arasında yapılaşmanın olduğu kadar yeni yapılan otoyolunda etkisi büyük oluyor.

   Karsak kavşağından itibaren hizmete giren ve yıl sonunda kadar Gemlik Küçük Sanayi sitesi kavşağınında açılacağı belirtilen Otoyolun ulaşımı kolaylaştırması ile birlikte günü birlik olarak bölgede ticaretini yürüten iş sahiplerinin buralara yerleşmesi yada iş yaşamına Yalova'dan gidip gelerek devam eden vatandaşlara Gemlik, Orhangazi ve İznik'ten de gidip gelenlerin katılacağı muhakkak.

   İstanbul içinde sabah işe gitmek için 2-3 saat yolculuk yapan vatandaşların bu bölgeden daha kısa zamanda işlerine gidecekleri göz önüne alınırsa bu durumun kısa vadede hayata geçeceği görülmekte. Sadece maliyet noktasında yaşanacak sıkıntı toplu ulaşım araçlarının varlığı ile ortadan kalkacak diye düşünüyorum.

   Bölge Gazetemizin yayınlanan bu haftaki sayısında ağırlıklı konuların başında deprem gerçeği yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan ufak tefek sarsıntılar bölge halkını tedirgin etmeye yetti. Buda depreme dayanıklı ve modern yapıların gerekliliğini ve mevcuttaki yapı stoğunun yetersiszliğini tekraren gün yüzüne çıkartıyor.

   Bu noktada henüz yüksek sesle söylenilmese de Gemlik ve Orhangazi bölgesinde ülke genelinde işyapan bazı müteahhitlik firmalarının arazi aldığını sektörle ilgilenen herkes biliyor.

   Bu büyük projelerden birisinin önümüzdeki günlerde Orhangazi'de yükselmeye başlayacağını belirtelim. Benzer inşaat ve müteahhitlik firmalarının da Gemlik bölgesinde var olan arazilerine yeni arazi kattıkları, otoyolun faaliyete geçmesi ile birlikte  buralardaki inşaat faaliyetlerinin de başlayacağı çok uzak bir zamana yayılmayacağını gözlemliyoruz.

   Şimdi asıl üzerinde durulması gereken nokta bölge insanının ve bölge esnafının bu hızlı gelişmeden üzerine düşen ekonomik hak edişini sağlayıp sağlayamayacağıdır. Zira inşaat sektörü başlı başına konveyör işlevi gören ve her meslek dalında yetişmiş elemana ihtiyaç duyulan bir sektördür. Gemlik'te faaliyete geçen Serbest Bölgedeki gibi bu sektörde de yetişmiş eleman ihtiyacının başka illerden gelmesine imkan verilmemesi için mutlaka bu sektörlerde eleman yetiştirilmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde Serbest bölge örneğinde olduğu gibi bize sadece trafik yoğunlu ve artan kira bedelleri miras kalır.

   Kalın sağlıcakla...   

Gemlik'te işçi eylemleri

Gemlik'te Bayram öncesi Gemlik Gübrede başlayan grev ve Medlog işçilerinin işten atılmaları ile başlayan sancılı süreç devam ediyor. Gemlik Gübre'de çalışan 300'ü aşkın işçinin yanı sıra, Medlog firmasında çalışna 30'u aşkın işçi bayrama adeta işsiz başladılar ve hali hazırda bu durum devam ediyor. Medlog işçisi sendikaya üye oldukları için işten çıkartıldıklarını öne sürerek haklarını aramaya devam edeceklerini ifeda ediyolar. İşçiler geçen hafta Gemlik Çarşı meydanın da açıklama yapmak isteyince OHAL kapsamında bu açıklamalarına izin verilemeyeceği yönündeki itirazlara rağmen slogana başlayınca kısa süreli arbede yaşandı. Sonuçta araya giren sağduyulu kişiler tarafından konu büyümeden açıklama etkinliği sona erdi. Burada ilçe emniyet müdürü Cafer Gündoğdu ve başarılı emniyet kadrosunu tebrik etmek gerekiyor. Zira açıklamaya dışarıdan katkı sunan yada sunmak istediklerini öne süren bazı kişilere uysalardı protestoların önü sert müdahale olmadan zor kesilirdi. Bayram öncesi greve çıkan ve bir nevi Kurban Bayramına işsiz giren Gemlik Gübre işçileri de sendika ile işveren arasında kalmış durumda. İşveren işçiyi sendika greve götürdü derken, Sendika genel başkanı fabrika önünde grevdeki işçilere yaptığı açıklamada bizi greve işveren itti diyor. İşveren adına görüşlerini açıklayan firma sahiplerinden Mehmet Yıldırım; "2004 yılında fabrikayı devir aldık ve bugüne kadar üç sözleşme yaptık. Sözleşmelerimizi zamanı gelmeden tamamlıyor, savaşımızı masada görüyorduk. Mayıs ayında sözleşmemiz bitti, anlaşamadık, sorun mahkemeye taşındı. Biz mahkemeden 210’nun üzerinde işçinin devam etmesini istedik. Sendikanın önerisi 18 işçi oldu. Mahkeme de bu yönde karar verdi. Verilen karar bizim yararımıza, işçinin zararına oldu. Bunun da sorumlusu Petrol – İş Sendikası genel merkezidir. 210 işçi fabrikada dursa, biz ödeyecektik ve üretim yapamayacaktık. Grevde üretim yapılmaz. Bizi 2004 yılından daha kötü şartlarda çalıştırmakla suçladılar. Biz her süreçte daha fazla verdik. Enflasyon artışı + 1 puan olarak anlaştık. Sözleşmelere bakabilirsiniz. Her ay sosyal hak adı altında 150 TL fazladan ödeme yapıyorduk. 156 kişi lojmanda kalıyor. Biz bu dönemde işçiyi mağdur etmemek için, lojmanlardan çıkarmamalarını söyledik’’ dedi. Petrol iş sendikası genel başkanı Ali Ufuk Yaşar ise ‘’40 günü bulan grevde değişen bir şey yok. En büyük sorumluluğu petrol iş almalıdır. Buraları özelleştirenler hatırlamalı. Biz o günlerde de ‘Gemlik Gübre kömücüye, İgsaş oduncuya satıldı’ demiştik. Biz devlette kalsın, üretime devam edelim önerisinde bulunmuştuk. Burayı özelleştirenler ve özelleştirmelerden alanların sorunları da sizin sorununuz. İki ay bizimle görüşmeyen, görüşmemeyi organize eden işveren ile karşı karşıyayız. İlk gün de söyledik, bayram sonrası geldiğimizde de, biz greve çıkmadık. Bizi greve işveren mecbur etti. Bir takım bahanelerle biz görüşmemişiz gibi anlatıyor. Biz doğru müzakerenin içinde olmaya devam edeceğiz. Grev haktır ve sonuç itibari ile araçtır... Sorumluluk alan işverensen muhatap alıp görüşeceksin. Böyle işverenliğe acıyorum. Siz Nasıl yönetiyorsunuz buraları? İçeride daha çok işçi istemişlerdi. İçeridekiler sadece adımıza nöbet tutabilirler. İçerideki arkadaşlar üretim yapmayacak. Grevde üretim yapılamaz. İşveren olayı sabote ediyor. Samimiyseniz, gelin masada görüşelim" dedi. Sonuç itibariyle Gemlik'te Eylül ayı işçi olayları ile anılmaya devam ediyor. Kalın Sağlıcakla.

Müezzinoğlu’na Öneriler

  Sayın Müezzinoğlu; kısa bir süre ayrılıktan hemen sonra kabinedeki mini revizyonla yeniden Bakanlar Kuruluna girdi. Yeni görevinin eskisi ile pek alakası olmasa da; Cumhurbaşkanı ve Başbakanın onu tercih etmesi; ona olan güveni göstermesi açısından önem arz ediyor. İşte sayın bakan bu yeni görevi ile haftalar sonra geldiği Gemlik’te partisinin ilçe danışma Kurulu toplantısına katıldı ve çok önemli açıklamalar yaptı.

  Bu açıklamalardan en önemlisi; ülke gündeminde de geniş şekilde yer bulan ise;  “ Hainleri devlet kadrolarından tasfiye edeceğiz” cümlesi oldu.

  Uyanık ve işini bilir siyasetçiler nerede ne konuşacağını iyi bilirler. Sayın Bakanın bu cümlesi acaba ilçede birilerine mesaj mı veriyor şeklinde algılandı. Birilerinin bu mesajı alıp gereğini yapmasını mı istedi bu şimdilik muamma. Çünkü salonda; 15 temmuz sonrası FETÖ ile bağlantıları sıkça konuşulan çok önemli isimler de vardı.

  Sayın Müezzinoğlu ve ekibine; kendilerine koydukları bu hedefi gerçekleştirme konusunda yardımcı olabileceğini düşündüğüm bazı ufak hatırlatmalarda bulunmak isterim.

  Gemlikte dershanelerin kapatılması kararı verildiğinde sadece 1 FETÖcü dershane vardı. 15 temmuz sonrası bir gördük ki; FETÖ cü olduğu için kapatılan 4 tane özel eğitim kurumu varmış. Bunlar 2014 den sonra kurulmuşlar. Bunlardan ikisi ise henüz ruhsat bile almamalarına rağmen yüzlerce öğrenci kaydetmişler ve bu kurumlar üzerinden FETÖ ye milyonlarca lira para aktarılmış. Hatta bu kurumların talebi ile ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından; ruhsatsız çalışmalarına rağmen Milli Eğitim Mevzuatına aykırı bir şekilde bu kurumlara öğretmen görevlendirmesi yapılmış.

  Bunlar fütursuzca milli eğitime bağlı devlet okullarında adeta at oynatmışlar. Bazı okullarda deneme adı altında sınavlar yapıp optik formlar üzerinden öğrencilerin tüm bilgilerine ve velilerin telefonlarına ulaşmışlar. Bu bilgi ve telefonlar vasıtası ile de yüzlerce öğrenci toplayıp milyonlarca TL yi kendi amaçları doğrultusunda kullanma şansı bulmuşlar.

  Yine yıl içerisinde bazı okullarda bina içine ve dışına afişler asmışlar. Bu konuları sorumluluklarımız gereği   1 ve 8 Ağustos tarihlerindeki gazete sayılarımızda haber yapılıp gündeme getirilmesine rağmen, milli eğitim yöneticilerinden çıt ses yok. Bu işin okullar ve sendikalar boyutundaki  tüm sorumluları bilinmesine rağmen koruma kalkanı devam ediyor.

  Bayram öncesinde yayınlayan KHK ile 28 bin öğretmen FETÖ cü olduğu için, 11 bin ise PKK ile bağlantılı olduğu için devlet görevinden el çektirildi.

  İlçemizde FETÖ cü 14 öğretmen varmış, PKK ile bağlantılı ise kimse yokmuş. Öğretmenleri yakinen tanıyanlar şu da FETÖ cü idi, bu da PKK lıydı diye bize ihbarlarda bulunuyorlar. Biz de yasalar gereği herhangi bir isim yayınlayamıyoruz. Ama milletin bize söylediği faaliyetlerine, fikirlerine şahit olduğunu belirttiği birçok isim var. Bursa’da örneğin İnegöl’de yaklaşık 250 isim var bu listede. Gemlik’te sayının 14 de kalması; AK Parti yönetiminin ve sayın bakanın dikkatini çekse iyi olur. Yoksa yapılan işin ciddiyeti ve toplum neznindeki geçerliliği tartışmalara neden olabilir.

  Burada sorgulanması gereken asıl mevzu şu. FETÖ ve PKK ile ilişkili devlet memurlarını temizlemek bir devlet politikası. Bunların sayısı Gemlik’te en iyimser tahminlere göre 100'den az değil. Hal böyle iken bu onlarca memuru kim koruyor, nasıl koruyor. Hükümet mekanizmalarına ve parti teşkilatlarına nasıl etki edebiliyorlar.  Parti teşkilatlarında onlara kim müsamaha gösteriyor. Sayın  Müezzinoğlu çok güzel bir laf etti ve fakat bu sorulara cevap verip gereğini yapamazsa sıkıntıya düşebilir.

  Sağlıcakla Kalın..

Okullar açılırken

 

  Her yıl Eylül ayı eğitim öğretim yılının başlangıcıdır. Birkaç senedir Kurban Bayramı'na rastgeldiği için neredeyse Ekim ayına yaklaşan okul açılışı aslında Eylül  ayının ikinci haftasındadır. Fakat ülkemizde 2010 yılından beri açılış çeşitli bahanelerle bu başlangıç hemen her yıl bazan 1 bazan 2 hafta geciktirildi. Bu gecikmede en büyük pay da kuşkusuz iç turizm beklentisi ve piyasa gerçekleri. Hükümet kuruluşundan bu yana piyasa beklentilerini dikkate alan karalar veriyor. Bunu okul açılışı ve bayram tatillerinde net bir şekilde görebiliyoruz.

  Fakat bu yıl başka. Özellikle 15 Temmuz sonrası, MEB'e de sıçrayan terör örgütü uzantılarını temizlemek adına yapılan çalışmalar nedeniyle okul açılışının belki de ekim ayına sarkması gündeme gelmişti. Önce 28 bin eğitim çalışanı FETÖ'den, sonra 11 bin 200 eğitim çalışanı da PKK uzantısından açığa alındı. Bazılarının görevlerine son verilip ihraç edilirken, bazılarının ise soruşturmaları devam ediyor. Sayı bu kadar çok olunca okullarda öğretmen sıkıntısı beklentisi kafaları karıştırmaya yetiyor.  Örneğin, özellikle İnegöl'de sadce FETÖ'den 240 öğremenin alınması ciddi manada sıkıntı yaratacağa benziyor.

  Gemlik'te ise FETÖ'den 14 öğretmen ihraç edilirken yaklaşık 50 kadarı için de soruşturma ve araştırma çalışmalarının devam ettiği bilgileri elimize ulaştı. Gemlik bu manada daha az öğretmen sıkıntısının yaşanacağı bir ilçe.

  Öğretmen sıkıntısı az iken Gemlik'te başkaca konular eğitim öğretim konusunda sıkıntılar yaşatacağa benziyor.

  Gemlik'te ki  büyük sorunlardan birisi de Meslek Lisesi'nin binasının durumu. Bulunduğu yerde yeniden inşaa edilmesi düşünülen Meslek Lisesi'nin öğrencilerinin, İstiklal Caddesi'nde FETÖ'den devralınan binada faaliyet gösterecek olması, özellikle velileri düşündürüyor. Sahil yakınında, bahçesiz, salonsuz, güvenliksiz bir binada öğrencilerin okuldan kaçmaları, kaçanların sahilde her türlü davranış problemi oluşturacak bazı mekanlara gitme ihtimalleri, velileri kara kara düşündürüyor. Milli Eğitim keşke; yine FETÖ'den devralıp Halk Eğitim Merkezi yaptığı, Meslek Lisesi'nin hemen yakınındaki yerde Meslek Lisesi'ni planlayıp, Halk Eğitim Merkezi İstiklal Caddesi'ne taşısaydı, velilerin de bu kadar endişelenmesine gerek kalmazdı.

  Öte yandan yıllar önce açıklanan; Gazi Ortaokulu, Lojistik Lisesi, Fen Lisesi, Borusan Ortaokulu, İş Okulu gibi güzel projeler konusunda henüz bir adım atılmaması da eğitim hanemize yansıyan eksiler.

  Yine de halkımız, fedakarane çalışan öğretmenlerine güveniyor ve çocuklarını onlara emanet ediyor.

  Bu yazımızı da Gazi Mustafa Kemal'in eğitimle ve eğitimcilerle ilgili bir sözü ile bitirelim. "Öğretmenler! Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır"

  Sağlıcakla Kalın.

Bu RSS beslemesine abone ol