< < İbrahim Aş
Log in
İbrahim Aş

İbrahim Aş

İLGİNİZE - BİLGİNİZE

Web site URL:

ŞİİR Mİ, KÂFİYE Mİ, YAKIŞTIRMA MI


ŞİİR Mİ, KÂFİYE Mİ, YAKIŞTIRMA MI


Güzel nazı, ördek kazı, kış yazı sever.

Orman çamı, kedi damı, işçi zamı sever.

Saç böreği, aç çöreği, turist yöreyi sever.

Ocak közü, kirpik gözü,' ozan sözü sever.

Kuş darıyı, çiçek arıyı, kırmızı sarıyı sever.

Garip sılayı, yiğit halayı, bakır kalayı sever.

Geveze lafı, bakkal rafı, açıkgöz safı sever.

Güvey gelini, cömert elini, zayıf belini sever.

Bekçi feneri, bel kemeri, eşek semeri sever

Mektup pulu, kervan yolu, Allah kulu sever.

Sporcu kupayı, şişe tıpayı, eşek sıpayı sever.

Anne bebeği, bulgur dibeği, fırın çöreği sever.

Davul zurnayı, göl turnayı, avcı vurmayı sever.

Kirli hamamı, baca dumanı, inek samanı sever.

Futbolcu topu, gençler popu, hırsız jopu sever

.Kasap danayı, öksüz anayı, yırtık yamayı sever.

Kan damarı, züğürt kumarı, azgın şamarı sever.

Gelin güveyi, tosun düveyi, başkan üyeyi sever.

Beyaz karayı, sinek yarayı, zengin parayı sever.

Yemek tuzu, maymun muzu, kurt kuzuyu sever.

Asil soyunu, çoban koyunu, çocuk oyunu sever.

Memur masayı, para kasayı, hakim yasayı sever.

İnsan kabağı, yemek tabağı, miskin yatağı sever.

Kilim keçeyi, sözlük heceyi, baykuş geceyi sever.

Sarhoş dostunu, ayı postunu, yaşlı bastonu sever.

Çöl yağmuru, çizme çamuru, oklava hamuru sever.

Ana çocuğu, üşüyen gocuğu, yumurta sucuğu sever.

Dünür dünürü, ateş kömürü, muhtar mühürü sever.

Sultan fermanı, hasta dermanı, çiftçi harmanı sever.

Harman döveni, kuzu çimeni, pastırma çemeni sever.

Davul zurnayı, bilezik burmayı, oruçlu hurmayı sever.

Tembel yatmayı, geveze atmayı, pazarcı satmayı sever.

Obama’ya son açık mektup!

 

ABD Başkanı Mr. Obama,

Bilindiği gibi İsrail bayrağındaki figürlerin bir hikâyesi vardır. Bayraktaki 6 köşeli yıldız, Hz. Süleyman’ın mührünü, bayrağın altında ve üstünde yer alan iki şeritten birisi Nil nehrini, diğeri ise Fırat nehrini temsil etmektedir. Bayrakta, Nil ile Fırat nehri arasındaki arazinin İsrail oğullarına ait olacağı inancını sergilenir. Bu kısma ‘vaat edilmiş’ topraklar denir. İnançlara saygımız vardır ama, İsrailli’lerin bu inancı ne kadar saygıdeğerdir! Açık açık bir “işgal” ifade ediliyor olması söz konusudur.

İsrail kurulduğu günden bu yana resmi olarak bu bayrağı kullanmaktadır. Ama hiçbir zaman bir hikayesi olduğu resmen söylenmemekle beraber, bir şekilde“ret “ de söz konusu olmamıştır. Dünya barışı için sakıncalı olabilir diye değiştirmek teşebbüsünde bile bulunulmamıştır.

Ben buradan soruyorum yukarıdaki tespite hayır diyecek bir İsrailli (Musevi) çıkar mı? En azından Tevrat’a karşı gelmekle “kafirlik”le suçlanacaktır. Yani bir nevi “aforoz” edilecektir.

İsrailli’ler, er veya geç vaat edilmiş topraklara kavuşmak isteyecektir. Bunun için fırsat kollanmakta, “Daha ne kadar beklememiz gerekiyor?” gibi sorularla yaşıyor olmalılar.. İsrail’deki bazı protestolara bakarsanız “vatandaşları” ev kiralarının yüksekliğinden şikâyetçidirler. Bu talep, yeni “yerleşim yerlerinin açılmasının” işarettir. Sizin de çok iyi bildiği gibi İsrail politikası da, her fırsatta işgal ettikleri yerlerde yeni yerleşim yerleri açmaktadır. Filistin’in bağımsızlığını istememektedir. Hâlbuki bu BM şartlarına tamamen terstir. İsrail, ayrıca BM’nin verdiği kararları en çok uymayan üyelerdendir. Sanki, ‘veto yetkisini’ haiz ülke statüsünde gibi. Kararlara uymayan ülkeler için uygulanacak yaptırımlar da uygulanamamaktadır.

Bu kötü örnekler karşısında, Suriye, İran, Kuzey Kore gibi ülkelerin BM kararlarına uymamaları gayet normaldir. Bunlara veto yetkisi bulunan ülkelerin de vetolarını da katarsak gidişat BM’yi yozlaştırıyor!

Terörist örgüt ilan ettiğiniz PKK’yı destek sözleri ile dikkatleri çeken Liberman gibi bir pavyon fedaisini Dışişleri bakanı yapan İsrail’in, bir uçurumun kenarında pervasızca hatta, zevkle dolaştığının bir göstergesidir.

Ancak,  Ortadoğu merkezli bir dünya savaşı sonunda Ortadoğu sınırlarının tekrar çizilme ihtimali ve böylece ‘vaat edilmiş topraklar’a kavuşma ihtimali vardır. İsrail’in de hezimete uğramaması gerekir. İsrail’in hezimete uğraması büyük bir ihtimaldir.

Şu anda dünya genelinde İsrail politikalarını tasvip etmeyen ülke sayısı bir hayli kabarıktır. Ama uluslararası sularda bir yardım gemisine baskını, normal gören gözü dönmüş idarecilerin ne zaman  ne yapacağından endişeliyim. Çıkacak bir dünya savaşında ölümler, işkenceler ve diğer mağduriyetlerin sonu gelmeyecektir. Çapulculuk ve terörün önü alınmayacak, dünya adeta bir cehenneme çevrilecektir. Benim endişem budur.

Sizin gibi barışsever bir liderin bu konuyu herkesten daha da çok düşünmesi gerekir.

Çok dikkatli olmak gerekir. Dünya barışı; atın önüne et, köpeğin önüne ot koyma yanlışlığı yapılmamaktan geçer."demiştim..ama siz son zamanda bir yanlışlığa düştünüz. DEAŞ ve PYD'ye arka çıkan görüşlerde bulundunuz, sonra Ankara'daki katliamı yapanın PYD'li olduğu ortaya çıktı ve PYD'ye dikkatli olması gerektiği konusunda ikazı bile gerek kalmadan 28 kişinin vefatı söz konusu olunca PYD sebebiyle ilk görüşünüzü değiştirdiniz. Ve anarşist olduğunu kabul ettiniz ve PYD'nin terörist olduğunu kabul ederek bu yanlışınızı düzeltmiş görünüyorsunuz!            

LEZZETLİ KATİL, TRANS YAĞLAR

    
   Amerikan Gıda ve İlâç Dairesi (FDA) çok önemli bir adım atarak Amerika'da hazır yiyeceklerde trans yağ kullanımını tamamen yasakladı. "En kısa zamanda diğer sağlığa zararlı maddeleri de tek tek hazır yiyeceklerden uzaklaştıracağız." sözünü verdi. Ardından Avrupa Kardiyoloji Derneği harekete geçerek Avrupa'da da bunların gündeme getirilmesi için girişimlerde bulundu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'mız da trans yağ oranını azaltma çalışmalarına devam ediyor.
   Trans yağ; doğal sıvı bitki yağlarının, hidrojen gazıyla muamele yapılarak kimyasal yapısının değiştirilmesidir. Yani bunlar tamamen sentetik, yapay yağlardır. Normal yağların yüksek sıcaklıklarda sürekli olarak, (evde bile) ısıtılması ve kızartılması ile de trans yağ meydana geliyor. Bu yağların kullanılma sebebi, yiyeceklerin bozulmadan uzun süre kalmasıdır. Elbette en büyük sebep de; maliyetin düşük olmasıdır. Mikroplar bile trans yağdan kaçmakta, kolay kolay üreyememektedir. Evde. pişirilen yiyecekler, kurabiyeler kısa sürede bozulurken, marketlerde raflara dizili yiyeceklerin aylarca, hatta yıllarca nasıl olup da bozulmadan, bayatlamadan kaldığını düşünmeliyiz.
Bu zararlı yağlar en çok, patlamış mısır, cips, kızarmış patates, bisküvi, gofret, çikolata, sütsüz krema, meyveli kek, börek, donmuş yemekler, dondurma, hazır sos... gibi yiyeceklerde kullanılıyor. Lezzet vermesi için; lokanta, pastane, otel, kafe gibi yerlerde yemeklerde tercih edilmektedir. Bisküvi yerken içinde sadece un, şeker ve yumurta, cipsde içinde sadece kızarmış patates ve tuz var zannediyoruz. Hastalıkların artmasının başında, kimyasıyla oynanmış yiyecekler geliyor. Bunlar;
1. Kötü kolesterolü (LDL) artırarak damar sertliğini tetikliyor.
2. İyi kolesterol düzeyini düşürüyor.
3. Kanda trigliserit oranını yükseltiyor.
4. Şeker hastalığını başlatıyor.
5. Çeşitli kalp hastalıklarına sebep oluyor.
6. Omega 3 yağ asitlerinin görevini bozuyor.
7. Hamilelikte bebek gelişimini engelliyor.
8. Alerjik reaksiyonları tetikliyor.
9. Hücrelerde mutasyona sebep oluyor.

MEVLİD KANDİLİ

Dünyadaki bütün insanlara peygamber olarak gönderilen, peygamberlerin sonuncusu ve en üstünü Muhammed aleyhisselâm, 571 yılı Nisan ayının 20'sine rastlayan, Re-bi'ul-evvel ayının 12. Pazartesi gecesi, sabaha karşı Mek-ke-i Mükerreme'de dünyaya gelmiştir. Her peygamberin ümmeti, kendi peygamberinin doğum gününü bayram yapmıştır. Bugün de, Müslümanların bayramıdır. Neşe ve sevinç günüdür. Dünyadaki Müslümanlar tarafından, her sene, bu gece Mevlid Kandili olarak kutlanmakta, her yerde Mevlid kasideleri okunarak Resûlullah efendimiz hatırlanmaktadır. Mevlid, doğum zamanı demektir.

Resûlullah, mevlid gecelerinde Eshâb-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı. Hazret-i Ebû Bekir de, halife iken, Eshâb-ı kiramı toplar, Resûlullah efendimizin dünyayı teşrifindeki harikulade hâlleri konuşurlardı.

Bu gece, Resûlullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Peygamber efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye'de sık sık okunan mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır. Mevlid-i şerif okumak, Resûlullahın dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir. Mevlid Gecesi, Kadir Gecesi'nden sonra en kıymetli gecedir. Bu gece Peygamber "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimiz doğduğu için sevinenler affolur.

Bu gece, çalgı ve başka haram şeyler karıştırmadan, Allah rızası için mevlid cemiyeti yapmak, mevlid kasidesi okumak, salevât-ı şerîfe getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, bu gecenin şükrünü yerine getirmek müstehaptır. Diğer kandillerde olduğu gibi, bugün de, Kur'ân-ı kerîm ve ilmihâl okumalı, kaza namazı kılmalı, sadaka vermeli, duâ etmeli, Cenâb-ı Haktan af ve mağfiret dilemelidir.

Bu RSS beslemesine abone ol